Unutulmuş Yalnızlık


Son bir kaç senedir ne zaman Bursa’ya gitsem, babam “Bak yeni şiir yazdım. Okuyayım sana.” diyerek başlar benimle iletişime. Aşağıdaki şiirde bunlardan bir tanesi. Genelde karamsar bir havası vardır şiirlerinin. Bunda da o geleneği sürdürmekte sakınca görmemiş. Ayrıca bir resim eklemiş şiirine.

 

 

 

 

 

kırk yıl hatırlamayacaksın yalnızlığını
karanlık bir kenar mahallesindesin şehrin
kayıp bir meyhanenin köşesinde
dibe çökmüş yalnızlığın var biliyorum
herkes gibi tortuların var dibe çökmüş
telvesi gibi bir fincan koyu kahvenin

kırk yıl hatırlamayacaksın yalnızlığını
tam kırk yıl hatırı sayılan inkarsın
yaşamın acı tortusuna değmeyecek dudakların
çünkü flu resimler var duvarlara asılmış
yeşil çayırlarda dağlara koşan vahşi atlar
masalarda çam ağaçlarının ahşap kokusu
üzüm bağlarının süzüldüğü kırmızı şarap
eski bir gramafon borusunu üfleyen büyücü
sahilden gemilere bakan dalgın kız
kayalara çarpan huysuz dalgalar
ve içerde uğursuz insan sesi uğultusu

kırk yıl hatırlamayacaksın bile yalnızlığını
unutulmuş bir yalnızlığın var biliyorum
kimsenin hatırlamadığı muhteşem bir yalnızlığın
iki nokta arasındaki en kısa yol gibi doğrulanmış
tartışılması imkansız bir yalnızlığın var
bütün çocukların güzel gözlerine doğru akan
bir ırmağın kıvrılarak gelen sularında unutulan
misinada çırpınan balıkların kuyruklarına çarpan
dağılıp parçalanan bir yalnızlığın var

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s